Sağlık - Herşeye Rağmen Hayat Yaşamaya Değer - Blogcu






Herşeye Rağmen Hayat Yaşamaya Değer

15/3/2009 - ahmet marankinden mucize ZAYIFLAMADA MUCİZEYİ KEŞFEDİN

Kategori: Saglik

GARDEN CRESS yağ kaybını artırarak, yağsız kas kitlesi artışı sağlamaya yardımcı olur. 

Terenin yağ yakıcı özelliği tüm diyet uzmanlarınca kabul edilmekte olup geleneksel olarak kilolu insanların evlerinde tere otunu pişirerek zayıflama yolunu tercih ettikleri görülmektedir.

Bütün bu zorluklara gerek olmadığını düşünen sağlık ve diyet uzmanları Tere tohumunu tablete koymak sureti ile doğal ve yararlı bir kilo kontrol ürünü geliştirmişlerdir. Uzun araştırmalar ve çalışmaların sonucunda Garden Cress ortaya çıkmıştır.

Garden Cress zayıflama tabletinin en önemli özelliğinden birisi de tamamen bitki kökenli olup içerisinde hiçbir kimyasal madde bulunmadığından vermiş olduğunuz kiloları ürünün kullanımını bıraktıktan sonra kesinlikle geri almıyor olmanızdır. Bu sayede bitkisel ve doğal şekilde zayıflama sağlamış olursunuz.

Tere Tohumu ektresinin toksinlerden arındırıcı ve lipit düzeyine düşürücü bir etkisi vardır. Fazla kiloları gidererek sindirim sistemini düzenler. Dolaşımı düzenler ve kolestrolü düşürür. Garden Cress cildi sıkılaştırıcı özelliği ile de zayıflama sürecindeki cilt sarkmalarını da

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

14/3/2009 - Bitkilerin Bilinmeyenleri!

Kategori: Saglik

 

Şifalı bitkilerin yapraklarından ne kadar koparırsak, onların şifacı güçlerini o kadar artırmış oluruz. Bu bitki bilim açısından oldukça mantıklı bir yaklaşımdır. Çünkü bitkilerin kimyasal bileşikleri onların savunma mekanizmalarının bir bölümünü oluşturur. Bitkinin yaprağını kopardığımızda, bitki buna saldırıya uğramış gibi cevap verir ve kendisini koruyacak olan şeyleri daha fazla salgılar.

Araştırmalar, enfeksiyon kapmış, böcek istilasına uğramış yada yaprakları koparılmış olan bitkilerde, bizim ilaç olarak kullandığımız bir takım kimyasalların düzeyinin yükseldiğini görmüştür.

Bitkileri Toplamak İçin En Uygun Zaman

Her ne kadar bazı herbalistler, şifalı bitkilerin toplanması için en uygun zamanın üzerlerinde hala çiy damlalarının olduğu sabahın erken saatleri olduğunu iddia ediyorlarsa da, bu her zaman doğru değildir.

Bitkileri yapraklar canlılıklarını kaybetmeden önce toplamak çok daha uygundur. Kökler için en uygun toplama dönemi ilkbahar yada sonbahardır. Kabuklarda özellikle aradığınız bileşikler taze kabuklarda bulunuyorsa, ilkbaharda toplanabilir.

Eğer yeme amacıyla tohum topluyorsanız, bunları kuruyup sertleşmeden önce toplamanız gerekir. Hemen kullanmak için değil de ertesi sene tohumluk olarak kullanmak için toplayacaksanız, iyice kuruyuncaya kadar beklemeniz lazımdır.

Saklama Koşulları 

Bitkileri ileride bir gün kullanmak üzere saklamak istiyorsanız,  bunun en ucuz yolu o bitkiyi kurutmaktır. Bitkiler kuru havada, özelliklede doğrudan güneş ışığı görüyorlarsa, son derece süratli bir şekilde kururlar. Nemli özelliklede sisli havalarda bitkilerin nemini yok etmek için fırınlamanız gerekir. Kuruyan bitkileri bir kese kağıdında yada bir torbanın içinde saklayabilirsiniz.

Kapaklı bir cam kavanoz da aynı işi görür. Isı, ışık ve oksijen bitkilerin etki gücünün en büyük düşmanlarıdır. Bu yüzden bitkilerinizi kiler, mahzen yada dolap gibi her türlü ısı kaynağından uzak, serin ve karanlık yerlerde saklayın. Sakladığınız bitkilerin bulunduğu ortamdaki oksijeni en aza indirmek için, bitkileri içinde sakladığınız kabı mümkün olduğunca tıka basa doldurun ve içinden kullandıkça daha küçük kaplara aktararak sürekli sıkışık kalmalarını sağlayın.

Şifalı Bir Bitki Çayı-kürü Hazırlama Yöntemi

Aslında iki tür çay demleme yöntemi vardır; sallama ve kaynatarak demleme. Sallama dediğimiz yöntem, günümüzde çay denince birçok insanın aklına gelen bir yöntemdir. Fakat içilecek çay ile iyileştirici özelliği olan bitki demlemek arasında çok önemli bir fark vardır. İçmek için çay yapacağınız zaman, bir poşet çayı kaynar suya batırıp birkaç dakika bekler, sonrada içersiniz.

Eğer bitki demleyecekseniz, bitkinin şifalı kimyasallarının ayrılıp suya geçmesi için 10 ile 20 dakika suda bekletmeniz gerekir. Bu yöntem, bitkinin yapraklarını ve çiçeklerini kullanıyorsanız çok daha yararlıdır. Gerçekten işe yarar bir şifalı çay yapmak istiyorsanız, önce suyu kaynatın. Su kaynadığında, bitkinizi kaynar suya atın ve su soğuyuncaya kadar bekleyin. Diğer tarafta, kaynatarak demlemek -kür içinse, bitkinizi suya koyun ve uzman ın bildirdiği dakika süreyle kaynatın. Kaynatarak demleme yöntemi, kökler ve dallar için daha uygundur. Çünkü köklerin ve dalların içerdiği kimyasalları açığa çıkarmak çok daha zordur.

Bazı hastalıkları tedavi eden, bazı rahatsızlıkları da önleyen bitkiler şifalı bitkilerdir. Bu bitkilerin bir kısmından birçok ilaçların hazırlanmasında kullanılan ham maddeler elde edilir.
Her şifalı bitkinin faydalı olması için toplama şekli, zamanı ve kurutma şekli vardır. Bu ayrıntılara dikkat edilmeden toplanan ya da demlenen şifalı otlar, maalesef şifalarını kaybeder. Bu yüzden bitkilerin mutlaka tanımına uygun bir şekilde toplanıp, kullanıma hazır hale getirilmesi gerekir.   

Bir hastalığın tedavisine başlamadan önce mutlaka teşhisinin konulması gerekir. Bitkiyle tedaviye başlandığı zaman, sürekli olması önemlidir. Yukarıda belirttiğimiz gibi, gerekli kıvamına gelmeden toplanan, kurutulmayan ve demlenmeyen bitkilerin şifa niteliği kaybolabilir. Bu nedenle çok dikkat etmek gerekir. Bitkileri kullanırken tarifine uygun dozda kullanmalıdır, aksi takdirde zararlı etkiler meydana gelebilir.

Her bitki her insana farklı tepki yapar. Bazı kimseler için faydalı olan bir bitki, bir başkası için olmayabilir. Bitki çeşitleri bakımından oldukça zengin bir ülke olmamıza rağmen, bizler bu zenginliğin kıymetini bilmemekteyiz.

Günümüzde modern tıp, en ileri seviyede olduğu halde insanlarımızın şifalı bitkilere başvurmaları artarak devam etmektedir. Bunun nedeni insanoğlunun asırlardan beri şifalı bitkilerle tedavi olmalarıdır. Allah-u Teala her hastalığı şifasıyla birlikte yaratmıştır.
Daha öncede belirttiğimiz gibi hastalığın şifa bulmasının ilk adımı, teşhisinin doktor veya uzman tarafından konulmasıdır. Teşhisten sonra hastalığın tedavisi için uğraşılır. Allah’ın yarattığı her bitkinin, köküyle, sapıyla, yaprağıyla, çiçekleriyle, meyvalarıyla yada harmanlanmış kür veya drog halinde, mutlaka bir hastalığa şifası vardır.

HER ORGAN ŞEKLİ İTİBARİYLE BİR BİTKİYE BENZER VE BU HALİYLE O ORGANI TEDAVİ EDEBİLECEĞİNE İŞARET EDER…

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

19/1/2009 - KANSERİ YENMEK İÇİN KULLANILACAK GIDALAR VE HAZIRLIĞI

Kategori: Saglik

             KANSERİ YENMEK İÇİN KULLANILACAK GIDALARIN HAZIRLIGI :

 1- BUĞDAY ÇİMİ: Birkaç avuç buğday bir kaba oda sıcaklığında (15-20) derece üzeri suyla örtülecek şekilde bırakılır. 24 saat sonra su boşaltılır. 1 gün bu şekilde bekletilir ve daha sonra her gün sadece nemlendirecek miktarda su serpiştirilir. 1-2 gün içinde filizlenme başlayacaktır. Bundan sonra uzun süre dayanması ve çabuk bozulmaması için buzdolabına konulur. Buğday filizi çok kuvvetli bir gıda olduğu için günde 2-3 çorba kaşığından fazla alınmaz. Çorba, salata ve yemeklerde çok güzel garnitür olur. Kıyaslamalı besin içeriği:

    A-100 gram Fosfor Magnezyum Kalsiyum Beyaz Ekmek

    B-Tam Buğday Ekmeği

    C-Buğday Tohumu

    D-Çimlenmiş Buğday

2- DOĞAL TUZ HAZIRLANMASI: Piyasada sanayi tipi tuz olarak torbalarda satılan sadece yıkanıp öğütülmüş doğal tuz bulamazsanız aktarlarda satılan iri kaya tuz parçalarını elektrikli kahve çekeceğinde çekecek veya havanda döveceksiniz.

3- SOYA: Soyayı pişirmeden önce geceden (10 saat) ıslatacaksınız. Düdüklü tencerede 1 saat pişirip 1/2 saat bekleteceksiniz. Pişen soya piyaz olarak çok iyi yenebileceği gibi bulgur pilavıyla karıştırılarak çok güzel bir tada kavuşacaktır.

4- KEPEKLİ PİRİNÇ: Beyaz pirince göre 10-15 dakika daha geç pişer. En kolayı 5 dakika kaynatıp 1/2-1 saat suyunu çekmesini bekleyip daha sonra 15 dakika daha pişirmektir.

5- DOĞAL EKMEK YAPIMI: 2 kg. tam kepekli buğday unu alınır. Doğal tuz ve su ilavesiyle hamur haline getirilir. Sızma zeytinyağıyla sıvanmış tepsiye yerleştirilerek 20-30 dakika fırında pişirilir. Dilimlendikten sonra poşet içinde buzdolabına konulur ve her gün yenileceği miktarda ısıtılır. Doğal ekmek az miktarlarda saç üzerinde pişirilerek de yenilebilir.

6- ISIRGAN SALATASI: Toplanan veya köylülerden alınan ısırgan bir kevgirin içinde suda yıkanır. Bu sırada üstündeki cildi yakıcı karınca asidi kısmen yok olur. Lastik eldivenle doğranır, doğal yağ+doğal tuz ve limon veya doğal sirke de ilave edilince yakıcılığı tamamen ortadan kalkarak yenilecek hale gelir.

7-ALTERNATİF SALATALAR: Hindiba (radika), kuzukulağı, ebegümeci, yabani semizotu, bayırturpu, madımak vb. köylülerin sattığı herhangi bir kimyasal gübre görmemiş, ilaç veya hormon taşımayan yeşil bitki, yukarıdaki gibi salata yaparak yenilir.

8- DOĞAL SİRKE: Suyu çıkartılan elma veya üzüm 15 gün bir kapta üstüne tülbent örtülerek bekletilir ve süzülürse doğal sirke elde edilir.

9- DOĞAL ÇORBA: Kereviz, havuç, patates, şalgam, pancar, yerelması, domatesin suyu çıkartılıp biraz posa+doğal tuz+ baharat+sızma yağ eklenerek ısıtılır.

10- DOĞAL ŞEKER: Tüm bitkisel çaylarda bal ve pekmez tatlandırıcı olarak kullanılır. Esmer ya da doğal şeker diye satılan şekerler veya tatlandırıcılara itibar etmeyin.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

19/1/2009 - ŞİFALI BİTKİLER VE YARARLARI

Kategori: Saglik

                                          ŞİFALI BİTKİLER BÖLÜM -A-

ACI BAKLA : Semen Lupini Şeker hastalığına karşı kullanılır.
ACI ELMA YAĞI : Gaz söktürücü, midevi, ter kesici, idrar artırıcıdır. Haricen yara iyi edici ve antiseptik olarak kullanılır.
ACI YONGA : İştah açıcı, kuvvet verici, kurt ve ateş düşürücü
ACIAĞAÇ : İştah açar, hazmı kolaylaştırır. Ateşi düşürür. Tükürük ifrazatını arttırır. Mide, bağırsak, karaciğer ve böbreklerin çalışmasını düzenler. Böbrek sancılarını keser, taşların düşürülmesine yardımcı olur. Bağırsak kurtlarını döker. Kanamaları durdurur. Haşarat kaçırıcı olarak da kullanılır. Fazla kullanılacak olursa; baş dönmesi, mide bulantısı ve kusma yapar.
ADAÇAYI : Mide va bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısını keser. Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Boğaz, bademcik ve dişeti iltihaplarını giderir. Göğsü yumuşatır. Astımdaki sıkıntıları geçirir. İdrar ve ter söktürür. Banyo suyuna katılıp yıkanılırsa; zindelik verir. Günde, 3 kahve fincanından fazla içilmemelidir.
ADAMOTU : Zehirli bir bitkidir. Ağrı kesici, yatıştırıcı, cinsel gücü arttırıcı etkileri vardır. Rast gele kullanıldığında zararlı olur.
AHLAT (YABANARMUDU ) : Meyveleri ishal keser. Zehirli hayvan sokmalarinda, filizi ezilip yaraya sürülür.
AHUDUDU : Kanı temizler, vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Terletir ve idrar söktürür. Kabızlığı giderir. Vücuda dinçlik verir.
ALIÇ : Asabi çarpıntıları giderir. Sinir bozukluğunu geçirir. Yüksek tansiyonu düşürür. Aritmide kullanılır. Uykusuzluğu giderir. Kalbi kuvvetlendirir. Damar sertliği ve göğüs nezlesinde faydalıdır.
ALTI NOTU : İdrar söktürücü ve kabız etkileri vardır. Basura karşı, haricen kullanılır.
AMBER : Kaşalot balığından elde edilir. Kalbi kuvvetlendirir, iştah açar ve cinsel arzuyu artırır.
ANASON : Kullanılan kısmı, meyvalari ve yapraklarıdır. Meyveleri tamamen olgunlaştıktan sonra toplanır ve gölgede kurutulur. Hazmı kolaylaştırır. İştahsızlığı giderir. Mide ve barsak gazlarını söktürür. İdrar artırır. Migren ağrılarını keser. Astım, nefes darlığı ve bronşitte görülen şikayetleri giderir.
ANASON : Hazmı kolaylaştırır. İştahsızlığı ve yemeklere karşı duyulan tiksintiyi giderir. Mide ve bağırsak gazlarını söktürür. İdrarı arttırır. Öte yandan kusmayı ve ishali keser.
ANASON YAĞI : anisi Sinir sistemi uyarıcısıdır.
ANDIZ KÖKÜ : Safra söktürücü, öksürük kesici, göğüs yumuşatıcı,kuvvet verici ve kurt düşürücüdür.
ARDIÇ : Kozalakları mavimsi siyah renklidir. Yenir ve idrar söktürücü özelliktedir.
ARDIÇ TOHUMU : İdrar artırıcı, terletici, midevî ve antiseptik özellikleri vardır.
ASLANAĞZI : Balgam söktürür. Bronşitte rahatlık verir
ASMA : Yaprakları ile yapılan ilaçlar kanamayı durdurur. Vücuda kuvvet verir. Sarılığı keser. İshali durdurur.
ASPİR :  Romatizma ağrılarına karşı etkilidir. Dahilen terletici, kurt düşürücü ve adet getiricidir.
AYI ÜZÜMÜ : Kuvvet verir. İshali keser. İdrar yollarını temizler. İdrar söktürür. Ateşi düşürür. İdrar yollarındaki taşların düşmesine yardım eder. Prostat büyümesinden kaynaklanan şikayetleri giderir.
AYRIKOTU : Bitkinin etli kökleri çok eskiden beri üriner hastalıklarda kullanılan önemli bir halk ilacıdır. Kökler mesane ve böbrek iltihapları dahil, mesanedeki tas ve kumları düşürmek için kullanılan iyi bir idrar söktürücüdür.
AYVA : İshal ve dizanteriyi keser. Mide ve bağırsakları kuvvetlendirir. İnce bağırsak iltihabını giderir. Kanı temizler. Çarpıntıyı dindirir.
BADEM : Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Böbrek, mesane ve tenasül yollarındaki iltihapları giderir. Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir.
BADEM : Acı bademin uçucu yağı, iyi bir koku ve tat giderici (balık yağına ilave edilir) ve hafif bir dezenfektandır. Badem tohumları, badem şurubu hazırlanmasında kullanılır. Çocuklar için iyi bir müshildir. Kremlerin terkibine girer. Meyve kabuğu halk arasında boğaz ağrılarına karşı kullanılmaktadır.
BADEM YAĞI : Dahilen müshil, haricen yumuşatıcı ve yara iyi edici olarak kullanılır.
BAKLA : İdrar yollarını temizler. Böbrek ağrılarını dindirir. Böbrek iltihaplarını giderir. Böbrek kum ve taşlarının düşürülmesine yardımcı olur.
BALDIRAN ( AĞU OTU) : Nemli yerlerde yetişen, 1-2 metre boyunda zehirli bir bitkidir.Ev ilaçlarında kullanılmaz.Tıpta, özellikle dişçilik alanında kullanılır.Ağrı kesici, spazm giderici ve siyatik, tetanos ile epilepsi hastalıklarının tedavisinde kullanılır.
BALIKOTU : Dahilen kurt düşürücü, sara nöbetlerini azaltıcı olarak kullanılır. Tehlikeli bir drogdur.
BAMYA : Meyvesi beş bölmeli,tohumları yuvarlak ve yeşilimtırak gri renkt bir sebze.Faydalı bir sebzedir. Yaş veya kuru olarak sarf edilir. Konserveleri de yapılır. Meyveleri müsilajlıdır. Kabızlık tedavisi ve bağırsakların düzenli çalışması için faydalıdır.
BAMYA ÇİÇEĞİ : Dahilen göğüs yumuşatıcı, lapa halinde haricen çıbanları olgunlaştırıcıdır.Kabızlığa karşı etkili ve zararsız bir drogdur.
BANOTU : Yumuşak tüylü, otsu bir bitki. Gavur haşhaşı adıyla da bilinmektedir.Meyve çok tohumlu ve bir kapakla açılıp tohumlarını saçan bir kapsüldür.Altı türü vardır. (Siyah Banotu) ile (Mısır Banotu) tedavi sahasında kullanılır. Mısır Banotu Malatya civarında bulunmaktadır. Bilhassa alkaloit endüstrisi için önemlidir. Siyah Banotu hemen hemen bütün Anadolu ve Trakya’da bulunur. Meyvaları çanak yapraklar tarafından sarılan, kapak ile açılan bir kapsüldür. Bu kapsül içinde gri esmer renkli, üzerinde küçük çukurcuklar bulunan çok miktarda tohum bulunur.Bitkinin kullanılan kısmı; yaprakları, kökü ve tohumlarıdır. Yapraklar, bitki çiçekli iken toplanır ve kurutulur. Tohumlar tamamen olgunlaştıktan sonra alınır, güneşte yada 40-50 derecelik fırınlarda kurutulur. Kuvvetli bir uyuşturucu ve ağrı kesicidir. Bazı müshillerin tesir edebilmesini kolaylaştırır. Bilmeden kullanıldığında zehirlenmelere sebep olan bir bitkidir.
BESBASE : Müshil, safra ve balgam söktürücü ve kurt düşürücü etkilere sahiptir.
BEZELYE : Taze ve donmuş olarak kullanılabilen bezelye B1, C vitaminleri, protein, lif ve folik asit içerir. Sinir sisteminde sorunları olanlara tavsiye edilir.
BİBERİYE ( KUŞDİLİ OTU) : 1-2 m yüksekliğinde, kışın yapraklarını dökmeyen bir bitki.Kuşdili olarak da bilinir.Yapraklar ve çiçeklerinden uçucu yağ, tanen, acı maddeler, organik asitler ve glikozit elde edilir. Mide ve barsak uyarıcısı, idrar söktürücü ve safra artırıcı etkisi vardır. Uçucu yağ, uyarıcı olarak haricen kullanılır. Ayrıca hazımsızlığı giderir. Çarpıntıları keser, migreni keser.İdrar ve adet söktürür.
BİBERİYE YAĞI : Haricen romatizma ağrılarını dindirici olarak kullanılır.
BORU ÇİÇEĞİ ( ÇAN ÇİÇEĞİ ) : Nefes darlığı , bronşit ve astımın sebep olduğu rahatsızlıkları giderir.
BÖĞÜRTLEN : Dikenli ve çalı görünümünde bir bitki. Ekilmemis yerlerde, çit, yol ve hendek kenarlarında çok bulunur.Meyve birçok meyvenin oluşturduğu bileşik küre biçimindedir. Kullanılan kısımları yaprakları ve çiçek tomurcuklarıdır. Yapraklar çiçek açmadan toplanır, gölgede kurutulur. Yapraklarda tanen ve organik asitler ihtiva eder. Hafif kabız edici özelliği olmakla beraber; diş etleri, bademcik ve boğaz iltihaplarında, ishal ve basurda kullanılmaktadır.
BROKOLİ : Kansere karşı bizi koruyan ve ömrümüzü uzatan müthiş bir sebze. Çok miktarda kalsiyum içerdiği için kemik erimesine birebir. Mineral ve demir eksikliğini gideren Brokoli, vitamin deposudur. Brokoli tutkunlarında ender olarak bağırsak ve akciğer kanseri görülür, kalp dolaşım hastalıklarına da pek fazla rastlanmaz. Kadınlarda göğüs kanserini önler. Göğüs kanserine ve spinabifida hastalığına karşı etkili. Brokoli bol miktarda, göğüs kanseri riskini azaltan 'İndole' adlı bir madde içeriyor. İndole, göğüs kanserine neden olan östrojen bozukluklarını engelliyor. Arıca brokolinin diğer bir özelliği de, spinabifida hastalığını (doğuştan belkemiğinde son omurun kapanmamış olması) önlemesi.
BUĞDAY : Lifli gıdalar sağlıklı bir beslenmenin temelidir. Buğdayın dış kabuklarından elde edilen kepek de, genellikle mısır gevreği türü yiyeceklerle tüketilir. Kepekli buğday unundan yapılan kurabiye vb. bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar ve kabızlığı önler. Buğday tanesinin özü olağanüstü besleyicidir. Vücudun özümsediği kalsiyum, demir ve çinko burada depolanır. Besin değeri, potansiyel olarak yulaf ve mısırdan daha yüksek olan buğday, bağırsak ve rektum kanserini önleyici faktörler içerir. Ama, yulaf ve mısıra kıyasla sindirimi
biraz daha zordur.
CEVİZ : Yaprakları ve kabuklarıyla hazırlanan ilaçlar kanı temizler, kansızlığı giderir. İshal ve dizanteriyi keser. Verem ve şeker hastalığında hem besleyici, hem de tedavi edicidir. Saç ve elleri boyamakta da kullanılır. Bitki bilimcilere göre bol miktarda A, B1, B2, C, E ve K vitaminleri ile Chinon Juglon adlı aktif madde içeren cevizin hem içi, hem ağacının kabukları hem de yaprakları pek çok sağlık sorununa iyi geliyor. Her sabah kahvaltıda bir miktar ceviz içi yenmesinin zekayı geliştirdiğini belirten uzmanlar, yeşil ceviz meyvelerinin kabukları kaynatılarak içildiğinde erkeklerde cinsel gücü artırdığını belirtti. Vücudu besleyip güçlendiren cevizin yararlarından bazıları şöyle sıralanıyor:
1- Nasırlar üzerine konulan ceviz yağı zamanla bunların yok olmasını sağlar.
2- Taze dalların kabukları ve meyvelerinin kabukları ile karıştırılıp kaynatılarak elde edilen sıvı mideyi kuvvetlendirir.
3- Ceviz yapraklarından yapılan çay iştah açar, mideyi kuvvetlendirir, boğaz hastalıklarına iyi gelir.
4- Bir miktar ceviz yaprağı banyo suyuna karıştırılırsa cilt hastalıklarına iyi gelir.
5- Ceviz yaprakları pişirilerek çıbanların üzerine sarılırsa iyileşmesini sağlar.
6- Ceviz yağı yüz lekelerinin üzerine sürülüp masaj yapılırsa lekeler yok olur.
CEVİZ YAĞI : Müshil ve safra artırıcı olarak kullanılır.
CİVAN PERÇEMİ (BİNBİR YAPRAK OTU, KANDİL ÇİÇEĞİ) : Bitkinin kullanılan kısmı, yapraklı ve çiçekli dallarıdır. Dallar ve çiçekler henüz tamamen açılmadan toplanır ve gölgede kurutulur. Bitkinin bu kısımları uçucu yağ, sabit yağ ve acı glikozit maddelerini ihtiva ederler. Kuvvet verici, uyarıcı, idrar ve gaz söktürücüdür. İçersindeki Sincolden dolayı antiseptik, balgam söktürücü ve midevidir. Yara iyi edici bir özelliği vardır. Basurda sulu hulasası fitil halinde verilir.
ÇAKŞIR OTU KÖKÜ : Cinsel kudreti artırıcı olarak etkilidir.
ÇAMFISTIĞI : Bronşit, verem, akciğer hastalıklarının çabuk iyileşmesine yardımcı olur. Ruhi çöküntüyü giderir. Kalp hastalıklarında da faydalıdır.
ÇAMSAKIZI : Solunum ve idrar yolları hastalıklarında kullanılan etkili bir antiseptiktir.
ÇAM TERE-BENTİN YAĞI : Neft yağı olarak da tanınır. Hari- cen romatizma ağrılarını giderici ve saçları besleyici olarak kullanılır
ÇEKEM : Kabız, idrar artırıcı, kusturucu, kuvvet verici ve tansiyon düşürücü etkileri vardır. Romatizma ağrılarında kullanılır.
ÇEMEN : Balgam söktürür. Vücuda rahatlık verir.
ÇİĞDEM (MAHMUR ÇİÇEĞİ) : Bitkinin kullanılan kısmı tohumları ve yumrusudur. İdrar söktürür, Kabızlığı giderir. Kesinlikle tavsiye edilen miktardan fazla kullanılmamalıdır. Çiğdem tohumu ve yumrusundan hazırlanan preparatlar uzun zamandan beri damla hastalığına karşı kullanılmaktadır. Daha çok ziraatta kullanılır.
ÇİLEK : Körpe ve bol sulu çilekler sistemi temizliyor. Cilt sorunları olanlar için de iyi bir meyvedir. Böbrek, idrar yolları ve bağırsak sorunları için de birebirdir. Ayrıca diş etlerini güçlendiriyor, dişlerdeki tartarı önlüyor, ağız kokularını ve boğaz ağrılarını gideriyor. Çilekte yüksek oranda C vitamini bulunduğu gibi, yüksek tansiyon ve kolesterolü düşüren maddeler içeriyor. Çilek C vitamini ihtiyacını karşılar. Ayrıca bol miktarda potasyum içerir ve lifli besinler arasında önemli bir yer tutar. Diyabetli hastalar, çileğe şeker ilave etmemek şartıyla bu meyveyi bol bol yiyebilirler.
ÇÖREKOTU : İştah açar. Vücuda kuvvet ve dinçlik verir. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsak gazlarını söker. Koklanacak olursa baş ağrısını keser.
ÇÖREKOTU YAĞI : Haricen saç dökülmesi ve kepeğe karşı kullanılır.

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

29/11/2008 - SAĞLIK

Kategori: Saglik

Doğum Lekeleri
MİLİA

- Yeni doğmuş bebeğin yüzünde bulunan, sivilceye benzeyen küçük beyaz yumru ya da kistlere denir.

- Kıl foliküllerinde oluşan yüzeysel deri kistleridir.

- Alında,burun ve yanaklarda 1 mm çapında beyaz şekilde görülürler.

- Birkaç hafta içinde kendiliklerinden düzelirler.

Miliaria (Ter Retansiyon Sendromu)

- Ter kanallarının mekanik tıkanması sonucu geçici , toplu iğne başı büyüklüğünde kabarcıklardır.

- Genellikle sıcak ve nemli çevre koşullarında oluşur.

- Daha çok kıvrım yerlerinde görülür.

- Çocuğu serin yerde tutmalı ve banyo uygulanmalıdır.

Zararsızdırlar ve tedavi ile kendiliğinden yok olurlar.

Yeni doğanın Toksik Eritemi (Erytema Neonatarum)

Belirtiler

Kırmızı bir yüzey üzerinde kendini beyaz sivilceler ya da kabarcıklarla belli eden bir döküntü. 5-6 mm çapında ortaları pire ısırığına benzer sarımsı beyaz lezyonlardır.

Nedeni bilinmemektedir.

Özellikle doğumdan sonra ikinci günde görülürler. 1-2 haftada kendiliğinden kaybolur.

Normal zamanında doğmuş bebeklerde takriben yüzde 50’si (premetüre bebeklerde daha az) doğumdan 1 ila 3 gün sonra toksik eritem geliştirirler. Genellikle yüzde , karın bölgesinde ve kol ve bacaklarda meydana gelir ve pire ısırığını andırır.

Döküntüleri zararsızdır ve hiçbir tedavi gerektirmez , genellikle birkaç gün içinde geçer.

Yeni Doğan Aknesi (sivilce)

- Anneden geçen hormon etkisine bağlı, daha çok yanaklar, çene ve alında görülen bir akne vulgaris tablosudur.

- Daha çok erkek çocuklarda rastlanılır.

- Kısa sürede iyileşir. Genellikle tedavi gerektirmez.

- Uzun süre devam eden vakalarda lokal tedavi uygulanabilir. Kortikosteroid içeren deri merhemleri yeni doğanlarda kullanılmamalıdır.
.

Moğol Lekeleri (Mongol Lekeleri)

Yeni doğanda mavi ile açık gri arasında çürüğü andıran kenarları belirgin moğol lekeleri bebeğin poposunda veya sırtında bazen de bacaklarda ve omuzlarda görülürler.

Siyah, doğulu veya hint kökenli 10 çocuktan 9’unda bu lekeler vardır.

Yanlış tanımlanan bu lekeler , ataları Akdenizli olan bebeklerde de epeyi yaygındır. Fakat sarı saçlı , mavi gözlü çocuklarda ender görülür.

Çoğu doğumda görüldüğü ve ilk yıl içinde ortadan kalktığı halde bazen sonrasında ve hatta erişkinlikte bile görülmeye devam eder.

SALMON LEKELERİ (Somon Renkli Leke , Nevüs Simplex, Leylek Isırığı, Maküler Hemanjiyoma)

Yeni doğmuş normal bebeklerin yüzde 30 ile 50’sinde görülen küçük , açık pembe ve düz beneklidir.

Daha çok göz kapaklarında, alında , üst dudakta , kaşlar arasındaki alanda ve boynun arka tarafında ortaya çıkan salmon lekeleri , ağlama nöbetleri ve ısı değişikliği zamanlarında daha belirgin olur. Fakat en çok ensede görülürler. Bu yüzden leylek ısırığı adını alırlar.

Nevüsler genel anlamda kan damarları ve lenf damarlarından kökenini alan renkli, leke şeklinde veya kabarık lezyonlardır. Kan damarlarının (kılcal damarlar) toplanmasından meydana gelmiştirler.

Yaşamın ilk iki yılında gittikçe silikleşirler ve çocuk kendini zorladığı veya bağırdığı zamanlar dışında belirgin değillerdir.

Yüzdeki lezyonların % 95’ i tamamen ortadan kaybolduğundan bu doğum izleri estetik açısından daha az endişe doğururlar.

Fakat boynun arka tarafındakiler kalmaya devam eder, fakat bebeğin saçları uzadıkça görünmez olur.

Çilek Renkli Hemanjiyom

Çok yaygın olarak ,her on bebekten birinde hemanjiyom görülebilir.

Kızlarda daha çok rastlanır ; doğumda nadiren vardır. Daha çok iki aylık olana kadar ortaya çıkar.

İyi huylu (kanserojen olmayan) ve yeni oluşmuş kan damarlarının meydana getirdiği tümörlerdir.

Çilek hemanjiyomu genellikle yüzde , saçlı kafa derisinde, sırtta ya da göğüste oluşmakla birlikte vücudun her yerinde ortaya çıkabilir.

Karakteristik olarak kırmızı, çıkıntılı, keskin sınırlı yaralardır.

Yumuşak , çıkıntılı , çilek renginde doğum izi bir çil kadar küçük veya avuç içi kadar büyük olabilir.

Ceninin gelişimi sırasında dolaşım sisteminden kopan , olgunlaşmamış damar yapılarından oluşur.

Doğumda görünür olabilir veya yaşamın ilk haftalarında aniden ortaya çıkabilir.

Çilek renkli doğu izleri bir miktar büyüyebilir fakat sonunda incimsi gri renge dönüşürler ve 5-10 yaşlarında tamamen ortadan kaybolurlar.

Anne-babalar çok belirginleşen izleri (özellikle de yüzdekileri ) tedaviyle gidermek isterlerse de bu tip izlere büyümedikleri veya görme gibi işlevleri etkilemediği sürece hiç müdahalede bulunmamak en iyisidir. Tedavi, kendi kendine iyileşmesine izin verme yaklaşımından daha çok komplikasyona yol açar.

Çoğu çilek hemanjiyomu hızla büyür belli bir büyüklükte kalır ve daha sonra yok olur. Vakaların yüzde 60’ında çocuk 5 yaşına geldikten sonra , yüzde 90-952inde ise 9 yaşına girdiğinde hiçbir yara kalmaz. Bu doğum lekeleri olan çocukların yaklaşık yüzde 10’unda , leke ortadan kalktıktan sonra deride hafif bir kırışıklık ya da solgunluk kalır.

Doktorunuz birkaç tedavi önerebilir. En basit olanlar kompresyon ve masajdır ve bu izin ortadan kaybolmasını hızlandırır.

Çilek rengi hemanjiyomları tedavi etmek için kortikosteroid tedavisi, ameliyat, lazer tedavisi,kriyoterapi ve sertleştirici ajanların uygulanması gerekebilir. Bir çok uzman bu doğum izlerinin % 0.1’inde cerrahi müdahale gerektiğini düşünür.

Çilek hemanjiyom (zaman içinde veya ameliyatla küçülür) nedbe veya kalıcı bir doku bıraktığında plastik cerrahiyle durum düzeltilebilir .

Bazen çilek rengindeki iz kendiliğinden ya da üstü kaşındığında ya da çarpıldığı için kanayabilir. Basınç uygulaması kan akışını düzeltebilir.

Kavernöz Hemanjiyom

Çilek renkli hemanjiyomdan daha az yaygındır-her yüz bebekten yalnızca bir veya ikisinde görülür.

Genelde çilek tipiyle beraber görülen bu durum daha büyük , olgunlaşmamış damar elemanlarından oluşur ve derinin daha derin katmanlarını içerir. Mavi veya maviye çalan kırmızı renkteki büyük kitle başlangıçta çıkıntısızdır.

İlk 6 ayda hızla büyür ve sonraki ayda büyüme hızı yavaşlar.
12- 18 ay içinde küçülmeye başlar.

- beş yaşındayken %50 ‘si,
- yedi yaşındayken % 70’i ,
- dokuz yaşındayken % 90’ı
- on veya on iki yaşındayken % 95’i ortadan kalkar
ŞARAP LEKELERİ (Portwine lekesi , flamöz nevüz)

Genişlemiş, olgunlaşmış kılcal damarlardan meydana gelir , en çok yüzde rastlanır.

Lekelerin boyutu değişiktir; bazen vücut yüzeyinin yarısı etkilenebilir.

Mora çalan bu doğum izleri vücudun herhangi bir yerinde ortaya çıkabilir. Doğum sırasında çıkıntısız, düz pembe veya mora çalan lezyonlar şeklinde görülürler.

Bu geçici bir bozukluktur.

Ender olarak bu lezyonlar alttaki yumuşak doku veya kemiğin aşırı büyümesiyle ilişkilidirler ve yüzde görüldüklerinde beyin gelişiminde anormalliğe neden olurlar.

Yavaş yavaş renk değiştirirlerse de zaman içinde çok fazla değişmezler ve kalıcı olarak kabul edilirler. Suya dayanıklı kozmetik kremlerle kapatılabilirler ve 12 yaşına gelindiğinde lazer tedavisi ile uzaklaştırılabilirler.

Laser tedavisi tercih edilmesine karşın , bu tedavi ergen ve yetişkinlerde daha başarılıdır.

Cafe au lait (sütlü kahve) lekeleri

Bu çıkıntısız lekeler ten renginden (süt dolu kahve) açık kahveye (çok az sütlü kahve) değişen renklerde olabilirler ve vücudun herhangi bir yerinde görülebilirler. Yaygın sayılırlar.

Doğumda veya yaşamın ilk birkaç yılında belirgindirler ve ortadan kaybolmazlar.

Çocuğunuzda çok sayıda sütlü kahve rengi lekeler varsa (altı veya daha fazla) bunu doktorunuza danışın. Bazı hastalıklar ile beraber çok sayıda görülebilirler.

Doğumsal Pigmentli Nevüsler

Bu benler açık kahveden siyaha kadar değişen renklerde ve tüylü olabilir.

Küçük olanları daha yaygındır . Büyük olanları yani “Dev Pigmentli Nevüsler” enderdir. Fakat sonradan habisleşme eğilimi taşırlar.

Büyük benlerin ve şüpheli küçük benlerin kolayca alınabildikleri sürece uzaklaştırılması önerilir ve uzaklaştırılamayanlar bunların tedavisine alışkın olan bir doktor tarafından dikkatle izlenebilir.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

29/11/2008 - SAĞLIK

Kategori: Saglik

Diş Çürüğü
Diş çürüğünün ilk belirtisi ,çiğneyici yüzeydeki çukurculardan ve dişlerin birbirine bakan yüzeylerinden başlar. Belirtiler ortadan kaldırılmadığı takdirde çürük diş sinirine yavaş yavaş ilerleyerek ulaşır. Diş çürüğü, çoğu kez bu yüzeylerde gıda birikimi ve ağız ortamında bulunan mikroplar sonucu oluşur

Diş çürüğüne sebep olan faktörler karbonhidratlar, şekerler ağızdaki mikroplar, bunların enzimleri ve diş yüzeyinin anatomik yapısıdır. Çürük oluşumunu engellemek için ilk yapılması gereken şey, düzenli diş fırçalama ve diş ipi ile diş aralarının temizlenmesidir.

Küçük çocuklarda büyük azı dişlerinin çiğneyici yüzeyinde oluşabilecek çürükleri oluşmadan önlemek amacıyla Fissür Örtücü (Fıssur Sealant) denilen özel koruyucularla örtülerek korumaya almak mümkündür.

Çürük eğer erken dönemde tesbit edilirse,küçük bir dolgu ile ortadan kaldırılabilir. Ancak çürük ilerlemiş ve dişin sinirine ulaşmışsa, bu durumda kanal tedavisi yapılması zorunluluğu ortaya çıkar.Bazı durumlarda ihmal edilen çürük, diş kökünün etrafında iltihaplanmalara yol açabilir,bu da tedavinin uzamasına neden olur, hatta dişin kaybı bile söz konusu olabilir.

Altı aylık rutin kontrollerin çürüğün başlangıç aşamasında yakalanması açısından çok önemli olduğu unutulmamalı ve bu kontroller alışkanlık haline getirilmelidir.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Hayat Ne Güzel

REKLAMLARIM

BAĞLANTILARIM

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
DNA HARİKASI
Dna Harikası
1nisan2005
İvedi

KATEGORİLER

ARKADAŞLARIM

Özkan Özdemir
vaktivisal
eserden
charmangel
diayka
yasaksokak
yakamozdakigozler
funda2008
bilinen
belinayla
murai
golifa
aymuzese
cesniihobby
Emel Açıkel
elfince
yagmurumunelleri
susamcorekotu
papatyaoyanur
gtotama
4ak
dilyadiyari
msssevgi
gelinciklerdiyari
gülay çelik
orkide33
gulungoncasi
papatyasarisi
tiklabasayemek
casuallove

REKLAMLARIM

ZİYARETÇİLERİM



Feedjit Live Blog Stats